Bir Dinazorun Gezileri kitap özeti kısa içerik
Sayfa sayısı : 7Kaynakçası : Yok
Doküman türü : Microsoft Word
Bir Dinozorun Gezileri” adlı kitap Mina Urgan’ın yaşantısını anlatan bir kitaptır. Bu kitapta anılarından çok gezilerine yer verilmektedir. Mina Urgan bu kitapta önce insanı mutlu edebilecek küçük mutluluklardan bahseder. Daha sonra yaptığı mavi yolculukları yani Anadolu, Avrupa, Doğu Bloğu ülkeleri’ne yapılan gezileri anlatmıştır. Bodrum, Gökova, Antalya, Toroslar, Nevşehir, Nemrut Dağı, Van, Elazığ ve İngiltere, Fransa, Meksika, New York, San Francisco… ve daha birçok yeri gezip gören burada yaşadıklarını anlatan bir kadındır. Mina Urgan bu kitapta insanlara mutlu bir yaşam sürmeleri için büyük mutluluklar peşinde koşmamaları gerektiği ve küçük mutlulukların insanları mutlu etmeye yeteceğine inanır. Bir yaz günü kıyı kasabasında olup, soğuk bir duş yapmak ve iki ayağını suya değecek biçimde masanızı denize çekip oturmak ve daha sonra kavun, peynir ve rakınızı getirip bir yandan onları yiyip içmek bir yandan da denizin batışını izlemek kadar büyük mutluluk olamaz yani insan isterse en ufak bir şeyden bile mutlu olabilir. Mina Urgan’nın iki mutluluk kaynağı vardır: Biri kitap okumak diğeri deniz. Deniz derken sadece denize uzaktan bakmak değil, denize girmekten ve bir tekne ile gezmekten bahsediyor. İşte Mina Urgan’nın bu iki özelliği onun karakterlerinin oluşmasında etkili olan faktörlerdir. Zaten hayatta en çok istediği şeylerden bir tanesi bir tekne sahibi olmaktır. Ama hayatı boyunca bu isteği gerçekleşemez. Mina Urgan her gün mutlaka kitap okurdu. Genelde sessiz sakin yerlerde okumayı seçer ve böylece okudukça kendisini geliştirirdi. Hatta kimi zaman kitap okumak için kaçamaklar yaparmış. Denizi çok sever, denize girerek tüm sıkıntılardan, üzüntülerden uzaklaştığına inanırdı. Hatta deniz tutkusu onda o kadar fazladır ki bronşit olduğu ve kaburga kemikleri kırıkken bile denize girme isteği içinde olduğu söyler. Mina Urgan “Mavi Yolculuklar” grubundan biriydi. Bu grup Sabahattin Eyüboğlu’nun özenle seçtiği genç aydınlardan oluşuyordu. Bunlar ege ve Akdeniz uygarlıklarının kalıntıları konusunda bilgi edinmek için katılıyordu bu gezilere. Mina Urgan hem bu grubun üyesi olduğu, hem de gezmelerden, tabiattan, doğadan hoşlandığı için pek çok geziye katılmış ve pek çok tarihi yerleri ve doğa güzellikleri görme imkânı bulmuştur. İçerik bakımından bu kitap Mina Urgan’nın gezdiği tarihi yerleri ve doğa güzellikleri tasvirlerle dile getiren bir kitaptır. Dikkat çeken yönlerden biri de Mina Urgan bu yerlere bir değil, birkaç defa gitme imkânı bulmuş ve ilk gittiği zamanki manzarayla sonradan gördüğü manzara arasında çok farklar olduğunu görmüş, bu manzara karşısındaki memnuniyetsizliklerine oldukça fazla değinmiştir. Çağ ve medeniyet değişimine bağlı olarak tabiatın ve insanın nasıl bir değişim gösterdiği üzerinde durur. Mina Urgan bu kitapta o kadar çok gezisinden bahsetmiştir ki bunların hepsini tek tek ele almak mümkün değildir. Ancak onun bu gezilerinden, anılarını, kişiliğini, doğaya ve hayata bakış açısını bulabiliriz. Mina Urgan bir karakterdir: Çünkü onun kişilik özellikleri karakter özelliklerini ön plana çıkarmaktadır. Mina Urgan iradeli, zeki, duyarlı, bilgili, hoşgörülü vb. pek çok özelliği onun bu yönünü ortaya koymaktadır. Örneğin; “Paris’te Uluslararası Af Örgütü’nün, çeşitli ülkelerde işkence konusunu ele alan belgesel filmler gösterildi. Bunlardan biri de Türkiye’de işkence ile ilgili idi. İşkence görenler ya da yakınları mahsus ışığa ters durdukları için yüzleri açık seçik görülmüyor, söyledikleri duyuluyordu ancak. Bunların hepsini biliyordum ama utancımdan yerin dibine girdim. Çünkü böyle korkunç şeyleri kendi ülkemizde, kendi aramızda bilmek başka, yabancı ülkede duymak başka. Yüzümüze tokatlar atılıyordu sanki.”(s.149 3. parağraf)
[Kitap özeti indir]