divx film izle - hd film izle - sağlık bilgileri


Değirmen kitap özeti kısa içerik

Sayfa sayısı : 9
Kaynakçası : Yok
Doküman türü : Microsoft Word

Değirmen, Reşat Nuri Güntekin’in kısa romanlarından biridir. Bir kasabada yaşanan acı tatlı olaylar, kasabanın ileri gelenlerinin ruh dünyası, Sarıpınar’daki depremin açtığı yaralar ile çıkarcı, entrikacı tiplerin acımasız davranışları, ibret verici biçimde başarıyla işlenir. Toplumun gerçekleriyle bir kez daha yüz yüze gelerek insanın irkilenmesine yol açar. Çarpıcı bir romandır. Olay örgüsü kısaca şöyledir: Malmüdürü Cevdet Efendi birdenbire ayağa kalkarak; Zelzele oluyor arkadaşlar, dedi. Cemaatin bir kısmı isyan eder: Ne zelzelesi? Müdür Bey rüya mı görüyordu. Zelzeleyi yerin altındaki koca öküz değil, Arap Ziver’in zilli maşası yapıyordu. Kaymakam, zelzeleyi inkâr edenlerle beraber değildi. Malmüdürünü ürküten sarsıntının başkalığını o da, sırtında soğuk bir ürperme ile hisseder. Konak bir anda, fırtınada sığır yüklü bir gemi haline gelir. Ürkmüş sığır sürüsü korkunç böğürtülerle birbirini devirip çiğneyerek ambarda tek selâmet deliği gibi görünen merdiven ağzına saldırıyorlardı. Halil Hilmi Efendi, kalabalığın ortasındadır. Dalgalı bir denizde çabalar gibi kol ve bacak hareketleriyle bir zaman ileri geri bocalar. Sonra ayağı bir şeye takılır. Bu bir yer sofrasıdır. Ondan ötesi karanlık, haykırışma, sesler, uğultu… ve bunların üstünde Bulgar kızının uzakta bülbül gibi şakırdayan zilleri…. Kaymakam gözlerini açtığı zaman kendini Hükümet Konağı’nın arka bahçesinde portatif bir asker karyolasında yatıyor görür. Ova, sis içinde kalmıştır. Havada yıldızlar görünmekle beraber karşı tepelerin üstünde bulanık bir sabah aydınlığı titriyordu. Kaymakam başından, kolundan, bacağından, boynundan, kuyruk sokumundan yaralanır. Şehri kontrol eden kumandan bütün geceyi ayakta geçirir. Kaymakamın portatif önünde kunduralarını birbirine vurup bir asker selamı çakarak tekmil haberi verir. Sabaha kadar kasabayı dolaşır, bir bir kapılar çalarak tahkikat yapar. hiçbir zayiat bulamaz. Yalnız gece yarısından sonra merkeze verdiği telgrafla bunun aksini söylemiş, hatta kaymakamın ağır yaralılar arasında bulunduğunu bildirir. Bunu duyan kaymakam yatağından hoplar: Aman be birader, ne yaptın? Diye bağırır. İşin kötü tarafı Halil Hilmi Efendi bu işte bir yolsuzluk hisseder, fakat böyle sıkı bir vaziyette mutasarrıflıkta muhabere selâhiyetinin kime ait olacağına dair kendi karakaplısında da bir sarahat

[Kitap özeti indir]
sağlık