Don kişot kitap özeti kısa içerik
Sayfa sayısı : 7Kaynakçası : Yok
Doküman türü : Microsoft Word
Yazarı: Miguel de Cervantes Saavedra 1. Romanın özeti : Manş eyaletinin Argamasilla d’Abla kasabasında yaşı elliye yaklaşmış, ince uzun boylu, zayıf yüzlü bir asilzade yaşamaktaydı. Yaşı kırkı geçmiş bir kahya kadın, henüz yirmisine gelmemiş bir kız olan yeğeni, hem ev hem de bağ bahçe işlerine bakan hem de atı ile ilgilenen bir uşak ev halkını oluşturmaktaydı. Asilzademizin en büyük zevki şövalyelik kitapları okumaktı. Kendini bu kitaplara kaptırır, sihirler, kargalar, meydan okumalar, savaşlar, yaralanmalar, ilan-ı aşklar, acılar ve daha bir çok saçmalıklarla dolu olan bu kitaplar arasında adeta kendinden geçerdi. En sonunda asilzademiz aklını kaybeder ve o zamandan yaklaşık yüz yıl önce sona eren başı boş şövalyeliyi tekrar canlandırmak için yola çıkmaya karar verir. İyi bir şövalyenin uygun bir isminin ve olağanüstü güzel bir sevgilisinin olmasını gerektiğini düşünerek kendi adını Don Kişot atının adını da Rossinante koyar ve Tobosalı Dülsine ‘yi sevgilisi olarak hayal eder. Kendisi hazırlandıktan sonra atını da hazırlar ve bir sabah gün doğmadan yola çıkar. Bir süre sonra bir hana gelir ve bu hanı şato , hancıyı bir hükümdar zanneder. Hancıdan kendisine şövalyelik unvanını vermesini rica eder. Hancı olayı çok komik bulduğundan bunu kabul eder ve saçmasapan laflarla asilzademizi bir şövalye ilan eder. Hancı iyi bir şövalyenin parasının ve bir silahşorunun olması gerektiğini söyler. Böylelikle Don Kişot eve dönüp bir miktar para ve köyden bir silahşör almaya karar verir. Yolda giderken tüccarlarla olan bir kavga esnasında kahramanımız atından düşer ve kendi kasabasından olan bir köylü tarafından eve getirilir. Eve döndüğünde şövalyemizin ailesi onu tekrar gitmekten vaz geçirmeye çalışır fakat Don Kişot inatçıdır. Etraftan kısa boylu, şişman, zavallı bir köylü olan Sanşo Panza’yı bir ada valiliğini vaat ederek kandırır ve onu da yanında götürür. Bundan sonra tüm maceralar başlar. Maceracılarımız sabah erkenden yola çıkarlar. Bir süre sonra bir ovaya vardıklarında otuza yakın yel değirmeni görürler Don Kişot bu yel değirmenlerini dev zanneder ve bunlara saldırmak için hazırlanır. Zavallı Sanşo efendisini engellemeye çalışsa da nafile. Kahramanlarımız tüm gücüyle hayali bir deve saldırır ve dönmekte olan değirmenin kanadı Don Kişot’u atı ile birlikte havaya kaldırıp yirmi metre öteye atar. Kahramanlarımız fena derecede yaralanır. Silahşoru tarafından atına bindirildikten sonra Lapice limanı yolu tutarlar. Bir süre sonra kendilerini aç ve yorgun hissederler. Geceyi bir ormanda ağaçlar altında geçirirler. Don Kişot, ormanlarda ve çöllerde bulundukları zaman uyku saatinin, yalnız sevgililerini düşünmekle geçiren şövalyeleri taklit etmek için bütün gece gözerlini yummadan yalnız Dülsine’ sini düşündü durdu. Sabah olunca maceracılarımız tekrar yola koyuldular ve Lapice limanına vardılar. Konuşurlarken iki rahibin yüksek katırlara binmiş ve şemsiyelerini açmış bir şekilde kendilerine doğru geldiklerini gördüler. Arkalarında da birkaç tane at ve bir araba vardı. Arabanın içinde bir kadın oturuyordu. Sivri zekalı Don Kişot bu rahipleri sihirbaz ve arabadaki kadını da o anda kaçırılmakta olan bir prenses
[Kitap özeti indir]