divx film izle - hd film izle - sağlık bilgileri


Bediüzzaman said nursi olayı ve modern türkiyede din ve toplumsal değişim kitap özeti kısa içerik

Sayfa sayısı : 10
Kaynakçası : Yok
Doküman türü : Microsoft Word

Yazar : Şerif MARDİN Yayınevi : İletişim Yayınları Baskı : İstanbul / 1995 / 370 ÖNSÖZ Türkiye'de laik konuma sahip kesimlerin en sert eleştiri yönelttikleri dini önderler arasında Bediüzzaman Said Nursi de görülür. Said Nursi'nin yazdıkları, bir ana amaca hizmet etme iddiasındadır: Batı'nın maddeciliği olarak gördüğü şeyin İslam kültürüne de sızmasını önlemek maddecilikle savaşmak için, önce Osmanlıların sonra da Türklerin İslami mirasını yeniden canlandırmaya yönelik misyoner faaliyetlerinde bulunmuştur. Said Nursi'nin kendi takipçileri üzerindeki etkisini 3 ana temele dayandırabiliriz: Bunlar, Üstad'ın yeniden canlandırdığı lehçe, dünya çapında iletişim ağlarının gelişmesi ve takipçilerinin manevi açıdan böyle bir şeye meyilli olmalarıdır. Bediüzzaman'ın mesajını ilk yayanlar belli bir eğitim görmüş ama statüleri tam belirli olmayan-kısmen modern, kısmen geleneksel kasabalılardır. I. BÖLÜM KÖKTENCİ DİNCİ BİR TÜRK-MÜSLÜMAN DÜŞÜNÜRÜN BİOGRAFİSİ İÇİN ÖN YAKLAŞIMLAR Nurculukta hiyerarşi talebe, kardeş ve dost kategorilerinden oluşur. Talebelikten kardeşliğe geçiş, Risale-i Nur mesajının sindirilmesine olduğu kadar, eylemci bir sicil oluşturulmasına bağlıdır. Cemaate dair sorumluluklar, dost düzeyinde ortaya çıkar. En üst rütbe Said Nursi geleneğini onu bizzat kendisinden miras alan insanlardan oluşur, dolayısıyla bu insanlar giderek azalmaktadır. Türkiye'de Nurcu hareket, en çarpıcı evrensel özelliklerini 1950-75 arasında kazandı. Nurcu hareket Türk kültürüne entegre edilen yeni malzeme ve fikirlere uygunluk göstermesine bağlı olarak hızla gelişti. Ayrıca Cumhuriyetçi laik ideolojinin bir dünya görüşü olarak İslam'ın yerini alamamasıyla da daha da kuvvetlendi. Nurcu hareketin, İslami bir mistisizm de içeren retoriğiyle birlikte faaliyetlerini kısmen Cumhuriyet'in dayattığı kültürel çerçeve içinde yürütebilme başarısı, Türklerin pratik dünya görüşüne ve manevi taleplerine denk düştü. Önderlik, iktidar ve ideoloji Said Nursi'nin Van'da bir üniversite açılması önerisi henüz tanık olunmadık ölçüde bir renk taşımaktaydı. Said Nursi 1890'larda bir yanda kendi cemaatinin Osmanlı İmparatorluğu içinde önem kaybettiğini ve bir yanda da İslamiyet'in Hristiyanlık karşısında gerilediğini düşünüyordu. Eğitimin geliştirilmesi yönündeki taleplerini bu çerçeve içine alabiliriz. 1920'lere doğru artık Üstad'ı derinden rahatsız eden Türkiye'nin maddeciliğin saldırılarıyla İslamiyet'i de bir kenara bırakarak dağılacağı korkusu idi.

[Kitap özeti indir]
sağlık