Suç ve ceza kitap özeti kısa içerik
Sayfa sayısı : 8Kaynakçası : Yok
Doküman türü : Microsoft Word
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski] [1. cilt] “Sendeki şu dünkü toplantıdan beri,” dedi Razumihin’e gülümseyerek, “başım çatlıyor… Her yanım da kırılıyor sanki…” Konuşması, tavrı bütünüyle değişmiş gibiydi. “Nasıl, ilginç miydi bari? Dün tartışmanın en ateşli yerinde ayrılmıştım sizden. Sonuçta kim kazandı?” “Tabii, hiç kimse. Yüzyıllık sorunlardı tartıştığımız… Havaya yumruk salladık durduk…” “Dün tartıştıkları neydi biliyor musun, Rodya? Suç var mıdır, yok mudur? Bir araba laf ettiler bu konuda!” “Şaşılacak ne var bunda?” dedi Raskolnikov dalgın dalgın. “Bilinen, sıradan bir toplumsal sorun.” Porfiriy: “Konu pek böyle konmamıştı ortaya”, dedi. Her zaman olduğu gibi hemen ateşlenen Razumihin, Porfiriy’i onaylamakta acele ederek: “Evet, doğru, konu pek böyle konmamıştı ortaya,” dedi. “Şimdi Rodion, dinle ve düşüncelerini söyle bana. Dün anamdan emdiğim süt burnumdan geldi bu baylara laf anlatacağım diye; seni bekledim durdum. Geleceğini onlara da söylemiştim… Sosyalistlerin görüşlerinin tartışılmasından başladı her şey. Bilinen görüş, suç, toplumsal düzenin bozukluklarına karşı bir protestodur. Tamam! Bundan başka hiçbir neden kabul edilmiyor!” “Yalan söyleme!” diye bağırdı Porfiriy Petroviç, canlanmış gibiydi. Razumihin’e bakarak ikide bir gülüyor, böylece de onu büsbütün çileden çıkarıyordu. Razumihin taşkın bir heyecanla Porfiri’nin sözünü keserek: “Hiçbir neden kabul edilmiyor!” dedi. “Yalan söylemiyorum!”… Sana onların kitaplarını gösterebilirim: Onlara göre her aksaklık, çevrenin bozukluğundan kaynaklanıyor, hepsi bu! En sevdikleri laf, bu! Yani eğer toplumsal düzen yoluna konulacak olursa, bir anda bütün suçlar yok oluverecek; çünkü ortada protesto edecek bir şey kalmayacak. Ve herkes bir anda dürüst olacak… Doğa diye bir şey hiç hesaba katılmıyor, yok sanki böyle bir şey! Doğa, kapı dışarı! Onlara göre, tarihsel olarak, canlı bir biçimde gelişen ve önünde sonunda düzenli bir toplumsal yapıyı sağlayan insanlık yoktur: Tam tersine, tarihsel gelişmeden ve canlı süreçlerden önce bütün insanlığı düzenleyen, bütün insanlığı bir anda dürüst, kusursuz bir hale getiren, matematik bir kafadan doğma bir toplumsal düzen vardır. Onların tarihten bu kadar nefret etmelerinin ve onu “rezillikler ve aptallıklar yığını” olarak nitelemelerinin nedeni budur. Böylece her şeyi aynı saçmalıkla açıklama olanağı elde ediyorlar! Yaşamın canlı akışında nefret etmeleri de bu yüzden. Canlı varlığa ne gerek var! Canlı varlık yaşam için gereklidir, canlı varlık makinelere boyun eğmez, canlı varlık kuşkucudur, canlı varlık gericidir! Berikinde ise bir ölü kokusu var, istersen kauçuktan da yapabilirsin böylesini; buna karşılık cansızdır, iradesizdir, köle ruhludur, başkaldırmaz! Böylece sonunda her şeyi tuğla istifine, falansterde (Fransız ütopyacı sosyalist Fourier’nin düşlediği topluluk ve bu topluluk üyelerinin üzerinde yaşadığı dört yüz hektarlık toprak parçası) koridor ve odaların yerleştirilmesine getirip dayıyorlar! Falanster hazır ama siz falanster için hazır mısınız? Hayır, sizin doğanız henüz falanster için hazır değil; o yaşamak istiyor, yaşam sürecini henüz tamamlamamış… Mezar için henüz zaman erken! Yalnızca mantıkla doğayı aşıp geçemezsin! Mantığın önceden yalnız üç durumu kestirebilir; oysa bunlar yaşamda milyonlarcadır.
[Kitap özeti indir]