divx film izle - hd film izle - sağlık bilgileri


Toplum sözleşmesi kitap özeti kısa içerik

Sayfa sayısı : 10
Kaynakçası : Yok
Doküman türü : Microsoft Word

J. J. Rousseau Birinci Kitap 1. Bölüm: Birinci Kitabın konusu İnsan özgür doğar ama her yanda zincire vurulmuş durumda. Bir halk boyun eğmek zorundayken boyun eğiyorsa iyi ediyordur. Ama imkânı varken kurtulmuyorsa kötü yapıyordur. Özgürlüğünü elinden alan hangi hakla bunu yapmışsa, insan, özgürlüğünü aynı hakla geri alır. Ama toplumsal düzen, tüm öteki hakların temelini oluşturan bir haktır ve bu doğadan gelme değildir, anlaşmaya dayanır. 2. Bölüm: İlk Toplumlar En eski ve tek doğal toplum ailedir. Çocuklar, korunmaya ihtiyaç duydukları sürece aileye bağımlıdır. İhtiyaç kalmayınca bağımsızlıklarına dönerler. İlk köleler zorla köle oldular, köle kalmalarına ise yüreksizlikleri neden oldu. 3. Bölüm: Güçlünün Haklılığı Güçlü, gücünü hakka, kulluğu ödeve dönüştürmediği sürece efendiliğini sürekli kılamaz. Güce boyun eğmek istekli değil, zorlama bir davranıştır. Güç eğer bir haksa, bir önceki gücü alt eden bir başka güç, onun hakkına da sahip olur. Başkaldırı meşrulaşabilir. O zaman yapılacak tek şey, güçlü olmanın çaresinin aranmasıdır. Bu durumda kabul etmek gerekir ki, hakkı güç yaratmaz. Ama meşru güçlere boyun eğmek gerekir. 4. Bölüm: Kölelik Güç, hak yaratmıyorsa, insanlar arasında meşru bir yeke yaratmak için geriye sözleşmeler kalıyor. Uyruklar, kendilerini mallarıyla birlikte, bir krala verirse geriye kendilerine ne kalır? Zorbanın, kullarına dirlik sağladığı söyleniyor ama sırf onun nefsi için girilen savaşlar uyrukları üzüyorsa bundan ne kazanmış oluyorlar? Bir insanın kendisini karşılıksız verdiğini söylemek mantıksızlık olur. Kendini devretse bile çocuklarını devredemez, böyle bir hakkı yoktur. Özgürlükten vazgeçmek demek, insan olma niteliğinden , haklarından, ödevlerinden vazgeçmesi demektir. Bu insan doğasıyla bağdaşmaz. Savaşan toplumlar, birbirleriyle ilişki içinde olmadıklarından, düşman değillerdi. Savaşa insan değil, eşya ilişkisi neden olur. Savaş, adam adama değil, devlet devlete ilişkidir. İnsanlar, yurttaş değil, asker olarak, yurdun insanları olarak değil, koruyucuları olarak karşı karşıya gelmiş tesadüfî düşmanlardır. Bir ülkede, hükümdara savaş açmaksızın çalan, çırpan, adam öldüren kişi düşman değil, hayduttur. Savaşta, savaşmayanın canına, malına, namusuna dokunulmaz. Silah çekeni öldürmek haktır ama bırakanı öldürmemek gerekir. Tutsaklık, saçmalıktır. Böyle bir hak yoktur. Kölelik ve hak kelimeleri birbiriyle çelişir.

[Kitap özeti indir]
sağlık