Yaprak dökümü kitap özeti kısa içerik
Sayfa sayısı : 8Kaynakçası : Yok
Doküman türü : Microsoft Word
Yazarı : Reşat Nuri GÜNTEKİN Yayın Evi: İnkılap Yayınları Yaprak Dökümü; onurlu ve namuslu bir aile reisinin adım adım otoriteyi kaybedişini ve ekonomik, kültürel farklılaşmalardan dolayı bir ailenin çocuklarının, yaprak dökümü gibi dökülmesini anlatan, Reşat Nuri Güntekin'in yazdığı ve her kesime hitap eden bir romandır. Yaprak Dökümünü okurken yalın ve anlaşılabilir bir anlatım söz konusudur. Reşat Nuri Güntekin'in yazdığı bu romanın, sosyal içerikli olduğu görülür. Yaprak Dökümü, namus için parçalanan bir bürokrat ailesinin hazin çöküşünü anlatır. Yazar, aileden ayrılan her bireyi bir yaprak, ailenin barındığı baba ocağını ise bir ağaç olarak göstermiştir. Bu olay muhtemelen sosyetenin içinde olmanın ve onlar gibi yaşamanın moda olduğu zamanları ele almıştır. Aileden ilk düşen yaprak Fikret'tir. Fikret, Adapazarı'nda bahçesi bulunan, orta yaşlarda olan Tahsin Bey ile evlenmiştir. Evlenmeden önce acaba genç yaşımda, orta yaşlı üç çocuk babası bir kişiyle evlenerek kendimi ziyan mı ediyorum diye tereddüde düşen Fikret, Ali Rıza Beyin, Leyla ile olan kavgasından sonra, Fikret'e sığınmaya gittiğinde, kızının evliliğinin iyi durumda olmadığı anlaşılmıştır anlaşılıyor. Fikret'in boşluğu uzun süre sürmemiştir, Fikret'in yerine Şevket'in iş yerinde uygunsuz bir ilişkiye girdiği ve evlendiği Ferhunde adında kendinden yaşça bir kişi doldurdu. Ferhunde kısa sür içinde kendini aile reisi ilan etmiş ve aile içinden çıkılamayacak bir batağın içine soktu. Belli bir süre sonra ailenin tek geçim kaynağı olan Şevket mahpushaneye girdi ve aile artık ayda sadece 35 lira ile geçinmek zorunda kaldı. Bu yoksulluğa ve garibanlığa dayanamayan Ferhunde aileyi terk etti ve otorite yavaş yavaş yine Ali Rıza Beye geçmeye başladı. Şevket'in mahpushaneye girme olayı kurumadan, Leyla'nın üç tane isteklisi çıktı. Bunanlardan biri doktordu, diğeri yaşlı bir beyefendi üçüncüsü ise kendini zengin gibi gösteren bir Arap asıllı olan Abdülvehhap Beydi. Doktorla evlenme işi olacakken doktor aniden vazgeçti. Geriye Abdülvehhap Bey ve yaşlı beyefendi kalıyordu. Zengin bir kişiye yaşlı beyefendi rahatça feda edildi ve Abdülvehhap Bey damatlığa kabul edildi. Ama küçük bir tartışmadan dolayı Leyla ile Abdülvehhap Beyle arası açıldı. Eve gelen bir kişi Leyla'nın çevresini beğenmediğini ve diğer kızı Necla'yı alabileceğini söyleyince; Ali Rıza Bey karşı çıktı ama Necla utanmadan "baba kısmetimin yolunu kapama" demesinden dolayı vermek zorunda kaldı. Bu sözden sonra iki kardeşin arası açıldı. Necla belli bir süre sonra İsrail'e gitti ve gelen mektuplarında orada kendisine üç ortak ve yarım düzine çocuk olduğu yazıyordu, diğer mektuplarında geri dönmek istediğini, aksi taktirde intihar edeceği yazıyordu. Gönderilen cevapta ise; kendisine yer olmadığı yazıldı. Ali Rıza Beyin evine, haciz gelince başka eve taşınmak zorunda kaldı. Çocuklar bu eve cehennem demelerine rağmen, bu evde yaşamak zorunda olduklarını biliyorlardı. Kısa süre sonra Leyla bir sinir hastalığı geçirdi. Doktor kalbinin kırılmasının ne isterse yapılması gerektiğini söyledi. Leyla bu serbestlikten yararlanarak dışarıda gerektiğinden fazla dolaşıyordu. Ali Rıza Bey kahvedeki bir arkadaşından öğrendiğine göre kızı, evli bir avukatla dolaşıyordu. Aynı gün Leyla eve arabayla geldi. Ali Rıza Bey soruların dayanamayarak doğruları söyledi. Leyla büyük bir kavgadan sonra evden atıldı. Bir süre sonra Leyla tekrar eve döndü bu sefer, onun varlığına tahammül edemeyeceğini bildiği için evden kendi giderek, kızı Fikret'e yerleşmeyi düşündü. Ama umduğunu gerçekleştiremedi. Şehre döndüğü zaman orda burda yaşadı ve sonunda sol tarafını kullanamaz hale geldi. Ali Rıza Bey hastaneye kaldırıldı. Hastanede kızı Leyla ve eşi, Ali Rıza Beyi ziyaret ettiler ve durumlarının iyi olduğunu ona iyi bakacaklarını söylediler, Ali Rıza Bey biraz nazlandı am sonunda kabul etti.
[Kitap özeti indir]