Sineklerin tanrısı kitap özeti kısa içerik
Sayfa sayısı : 5Kaynakçası : Yok
Doküman türü : Microsoft Word
Yazarı: William Golding Özeti: Sineklerin Tanrısı, Ralph ile Domuzcuğun tanışmasıyla başlar. On iki yaşlarında olan Ralph, iyi huylu, zeki, güzel bir çocuktur. Deniz Kuvvetlerinde bin başı olan babası gelip onları kurtarıncaya kadar, bu ıssız adada, yetişkinlerin baskısından uzak, çok hoş vakit geçireceklerine inandığından, sevinç içindedir. Aynı sevinci paylaşmayan Domuzcuk düşünmektedir. Burası bir adadır der. Bir çare düşünüp kurtulmanın yollarını bulmazlarsa ölünceye dek burada kalacaklar. Onun için hemen örgütlenmeleri gerekmektedir. Adanın şurasına burasına dağılmış çocukları bir araya getirmeli, kaç kişi olduklarını saptayan listeler hazırlanmalı, bir toplantı yapıp kurtuluş çareleri düşünülmelidir. Domuzcuğun önerisi üzerine Ralph, sudan çıkardıkları şeytanminaresi biçiminde bir deniz kabuğunu boru gibi öttürerek çocukları toplantıya çağırır. Toplantıda ilk alınan kararlardan biri, şeytanminaresini elinde tutana söz hakkı verilmesidir. Böylece, her toplantıdan önce öttürülen bu güzel deniz kabuğu, demokratça bir düzen içinde herkesin dilediği gibi konuşmasının, yani düşünce özgürlüğünün bir simgesi olur. Bu deniz kabuğundan tüm adada duyulan bir ses çıkarabilenin doğuştan bir önder olduğunu sezmişçesine, çocuklar oy birliği ile Ralph’ı şef seçerler. Bu karara karşı çıkan tek kişi Jack’dır. Jack ile Ralph arasında iktidarı elde etme savaşı çıkmadan önce Ralph, Jack’ın etkileyici kişiliğine kapılır; onula dost olmak ister. Hızlı koşamadığı, kayalara çabuk tırmanamadığı için, Ralph, Domuzcuğa pek önem vermez ilkin. Ama olaylar geliştikçe, şefliğinin sorumluluğu altınca ezildikçe, Domuzcuğun değerini anlar. Kendisinin şef olduğunu ve Domuzcuğun hiçbir zaman şef olamayacağını bildiği halde, kafasını Domuzcuk gibi işletebilme yeteneğinden yoksun olduğunun farkındadır. İşte bu yüzden Domuzcuk, Ralph’ın akıl hocası olur. Tek başına bir beyin takımı işini görür. Ralph şefliğinin sorumluluğunu artık taşıyamayacak kadar umutsuzluğa düşünce de, Domuzcuğun direnmesi ve ona destek olması sayesinde görevini sürdürür. İlk toplantıda olumlu kararlar alınır. Gene domuzcuğun önerisiyle, sahilde barınaklar yapılması ve açıktan geçecek gemilere işaret vermek üzere, dağın tepesinde bir ateş yakılması kararlaştırılır. Hiçbir zaman sönmemesi gereken bu ateş, çocukların kurtuluş umudunun bir simgesi, bu ıssız adayla dünya arasında tek haberleşme aracıdır. Zamanla tüm adaya egemen olan korku, altı – yedi yaşındaki küçüklerin önce yılan gibi şeyden sonra da bir canavardan yakınmalarıyla başlar. Kendi benliğinde de bir canavar gizlediği için, adada bir canavarın gizlenebileceğine aklı yatar Jack’ın. Domuzcuk, küçüklerin geceleri doğal olarak duydukları korkunun bir simgesi olan bu canavara inanmaz. O aydınlık kafasını işleterek, böyle hayal ürünü yaratıklardan değil, ancak insanlardan korkulması gerektiğini söyler. Ralph da canavara ilkin inanmaz. Ama bir süre sonra dağın doruğuna konan korkunç şeyi gecenin karanlığında kendi gözleriyle görünce, canavarın varlığını yadsıyamaz hale gelir. Çocukların canavar sandıklar, ölü bir paraşütçüdür aslında. Şefliğinin sorumluluğu altında ezilen Ralph, büyüklerin dünyasından küçüklere yardım edebilecek, yol gösterebilecek bir işaret beklemişti. Adanın üstünde bir hava savaşı sürüp gittiği sırada ışık saçan bir patlama olur; ta yükseklerden düşen ölü paraşütçü, çocukların tek umudu olan ateşin bir daha yakılmasını engellercesine, dağın doruğuna konar ve paraşüt rüzgârdan şiştikçe, ölü olan pilot canlıymış gibi hareket eder. Çocukların canavara inanmalarıyla birlikte, Jack ile Ralph arasındaki düşmanlık açığa çıkar. Şimdiye dek hep Ralph’ın öttürdüğü deniz kabuğu ile artık Jack çocukları toplantıya çağırır. Ralph’ı korkaklık açısından Domuzcuğa benzetmekle, gerçek bir şef olmamakla suçlayan Jack, bir hükümet darbesi yapıp iktidarı ele geçirmek için kıyasıya bir savaş verir.
[Kitap özeti indir]