Building security and cooperation in the middle east kitap özeti kısa içerik
Sayfa sayısı : 6Kaynakçası : Yok
Doküman türü : Microsoft Word
KİTABIN YAZARI ERDAL ÖZTÜRK YAYINEVİ VE ADRESİ GENELKURMAY BASIMEVİ BASIM TARİHİ 15 TEMMUZ 1998 KİTABIN YAYIM MAKSADI ORTADOĞU’DA GÜVENLİK VE İŞBİRLİĞİ KONUSUNDA BİLGİLENDİRMEK KİTABIN ÖZETİ : 1. GİRİŞ Ortadoğu dünya üzerindeki en değişken ve en dengesiz bölgelerdendir. Bu dengesizlik ve değişkenlik, bölgede askeri sürtüşmeler meydana gelmesine sebebiyet vermiştir. Bu çalışmanın konusu Doğu Akdeniz ve/veya Ortadoğu olarak sınırlandırılmış olmasına rağmen, bu bölge hakkında mütabakata varılmış bir tanım bulunmamaktadır. Webster Ansiklopedik Sözlük’de bölge Libya’dan Afganistan’a kadar, çoğunlukla Mısır, Sudan, İsrail, Ürdün, Lübnan, Suriye, Türkiye, Irak, İran ve Arap Yarımadasının diğer ülkeleri olarak tanımlanmaktadır. A.B.D. Dışişleri Bakanlığı ise bölgeyi Yakındoğu olarak adlandırıp, Türkiye hariç Fas’dan İran’a kadar bir bölge olarak kabul etmektedir. Bunun dışında, daha birçok kaynak Ortadoğu’yu farklı farklı tanımlamaktadır. Özet olarak, Ortadoğu, geniş anlamda Atlas Okyanusundan Kuzey Afrika’yı da içine alarak Hindistan’a, Rusya’dan da Hint Okyanusuna kadar olan alanı kapsamaktadır. Daha dar anlamda ise, bölge Mısır, Sudi Arabistan, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, İsrail, Ürdün, Irak ve Suriye’yi kapsar. Bu çalışmanın amacı, Ortadoğu’da askeri sürtüşmelere sebep olabilecek mevcut dengesizlikleri daha yakından incelemek ve bölgede bu tür sürtüşmelere engel olabilecek, güvenlik ve işbirliğini artırıcı, alternatif politikaları ve önlemleri araştırmaktır. 2. ORTADOĞUDAKİ ANLAŞMAZLIK NEDENLERİ VE GELECEKTEKİ EĞİLİMLERİN ANALİZİ Çalışmanın birincil amacı bölgedeki sürtüşmeleri asgariye indirmek, güvenlik ve işbirliğini özendirmek olduğuna göre, Ortadoğu’daki anlaşmazlıkların kaynaklarının analizi, araştırmanın önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu nedenle, sorunların nereden kaynaklandıklarının anlaşılması için, öncelikle ortaya çıkış nedenleri incelenmiştir. Sonra, önceki bölgesel silahsızlanma, güvenlik ve işbirliği çabaları gözden geçirilmiş ve Ortadoğu’da güvenlik ve işbirliğinin tesisi için bir model sunulmuştur. Anlaşmazlıkların kaynaklarını açıklayan çeşitli teoriler bulunmaktadır. Çıkar çatışmaları bu okulların en çok birleştiği noktadır. Bununla birlikte, bazıları uygarlıklar arasındaki çatışmaları vurgulamaktadır. Bu çalışmanın yazarına göre, Samuel Huntington uygarlık kavramını aşırı önemsiyor. “Uygarlıkların çarpışması” kavramı çatışmaların kaynağı konusunda az bir açıklayıcılık taşımaktadır; çelişen menfaatler ve çatışan kavrayışlar Ortadoğu’daki anlaşmazlıkların sebeplerini daha iyi açıklıyor. Son zamanlarda meydana gelmiş olan askeri çatışmalar gözden geçirilerek, gelecekteki olası askeri çatışmaların sebepleri aşağıda sıralanmıştır. a. Enerji tüketen ve enerji üreten ülkeler arasında enerji üretim kaynaklarının kontrolünü kazanmak ve elinde tutmak ve/veya ülkelerinin gelecekteki enerji ihtiyacını sağlamayı garanti altına almak çabası sonucunda oluşan anlaşmazlıklar, b. Enerji tüketen ülkelerle komşuları arasında enerji kaynaklarına giden yolların güvenliğini sağlamak amacıyla oluşan anlaşmazlıklar, c. Enerji tüketen ülkeler arasında her ülkenin, kendi enerji ihtiyacını karşılamak için enerji kaynaklarına ulaşmada sahip oldukları ayrıcalıklı konumu koruma ya da geliştirme çabası sonucu oluşan anlaşmazlıklar, (eğer rekabet varsa bu çaba rakip güçlerin enerji mücadelesinde avantajlı konuma geçmesini engellemek için ulaşım imkanlarını kısıtlamaya kadar varır.) ç. Enerji üreten ve satan ülkeler arasında varolan kaynakları kullanarak ve/veya daha fazla enerji kaynağını kontrol ederek, enerji gelirindeki payını artırma çabası sonucunda doğan anlaşmazlıklar, d. Arap - İsrail çatışması, e. Bölgedeki ülkeler arasında sınır ihlalleri sonucunda oluşan yerel çatışmalar: Bölgede Arap–İsrail çatışması dışında bir düzine kadar askeri sürtüşmeye sebebiyet verecek anlaşmazlıklar mevcuttur. f. Yerel Arap ülkeleri arasında görülen sınır ihlalleri, ki bunlar göreceli olarak son zamanlarda rastlanan bir gelişmedir. Osmanlı İmparatorluğu’nun çökmesi sonucunda, sınırlar çoğunlukla, kendi milli çıkarlarını ve (aslında Osmanlı Devleti’nin atadığı valiler olan) yerel liderlerle ilişkilerini gözeten İngilizler ve Fransızlar tarafından ihlal edilmişti. Bazı durumlarda, net olarak tarif edilmiş sınırlardan bahsetmek mümkün değildi. Bölgesel çekişmeler geçmişte çatışmalara yol açmıştı ve gelecekte de yol açma potansiyeli taşımaktadır.
[Kitap özeti indir]