divx film izle - hd film izle - sağlık bilgileri


Büyük çöküş kitap özeti kısa içerik

Sayfa sayısı : 7
Kaynakçası : Yok
Doküman türü : Microsoft Word

KİTABIN YAZARI Zbigniew BRZEZINSKI YAYINEVİ VE ADRESİ MİMPA MATBAACILIK TİC. LTD. ŞTİ. Rüzgarlı Soydaşlar sok. No: 12/ 4 ULUS/ANKARA BASIM TARİHİ Kasım 1997 KİTABIN YAYIM MAKSADI Komünizmin Can Çekişmesi KİTABIN ÖZETİ : Bu kitap komünizmin çöküşü hakkındadır. Eser, hem sistemin hem de doktrinin giderek bozulmasını ve can çekişmesini tahlil ederek ve açıklayarak işe başlar. Gelecek yüzyıla kadar komünizmin ve onun insan tabiatına esasında ters olan doktrinin bir daha tarih sahnesine çıkmamak üzere ortadan kayboluşunun gerçekleşmesiyle biter. Bazı görünen özelliklerini korusa bile,ancak kendi özünü yitirdiği durumlarda gelişen komünizm, XX. Yüzyılın en olağanüstü politik ve zihni hatası olarak hatırlanacaktır. Kitap konuyu altı bölümde incelemektedir. Birinci kısım,komünizmin tarihi trajedisinin,Sovyet sisteminin politik ve sosyoekonomik hatasından kaynaklandığını savunmaktadır. İkinci kısım, sistemi düzeltmek ve tekrar yaşatmak için,bugünkü Sovyet çabalarını derinlemesine ve devam eden iç çözülme veya kargaşanın başarıdan daha muhtemel olduğunu söyleyerek bitirmektedir. Üçüncü kısım,komünizmin Doğu Avrupa’ya empoze edilmesinin sosyal ve politik sonuçlarını gözden geçirmekte ve Polonya halkının kendi özgürlüklerini kazanma yolunda öncülük ettikleri bölgede,Sovyet-baskılı-komünizm sistemleri reddetme sürecinin başlatıldığını iddia etmektedir. Dördüncü kısımda,Çinlilerin kendi geliştirdikleri komünizm çeşidi ile Çin incelenmekte ve kendi liderlerinin yanılgıdan uzak doktrinlerinin gelişmesi ile Çin reformlarının başarı şansının arttığı anlatılmaktadır. Beşinci kısım,bütün milletlere ilk anda cazip gelen komünizmin ideolojik ve politik çöküşünü ortaya koymaktadır.Altıncı ve son kısım ise, komünizmin son can çekişini ve muhtemel komünizm sonrası olayını geniş bir şekilde ele almaktadır. Komünizmin XX. yüzyılın önemli bir dönemine hükmedişi,büyük ölçüde “aşırı sadeleştirme” özelliğinden kaynaklanmıştır. Bütün kötülüklerin özünü ferdi mülkiyete bağlayan komünizm,ferdi mülkiyetin ortadan kaldırılmasının gerçek adalete ulaşmada ve insan tabiatını mükemmelleştirme yolunda önemli gelişmeler sağlayacağını varsaymıştır. Bu vaat yüz milyonlarca insanın hayallerini işgal etmiş ve onları ümitlerini gerçekleştirebileceklerine inandırmıştır. Bu açıdan komünizm, insan hayatının niteliğini kapsamlı bir şekilde açılayan büyük dinlerin çekiciliği ile benzerlikler gösteren, fakat basit oluşunun yanı sıra,bütünleyiciliği ve bu ateşli harekette sağlam ve tutarlı bir mihenk noktası meydana getirmesiyle cazip hale gelmiştir. Bütün büyük dinlere benzer bir şekilde komünist doktrini, bazı felsefe kavramlarına, çok basit ile oldukça karmaşık arasında değişen çeşitli seviyelerde açıklamalar getirmiştir. ‘Yarı aydın’ için bütün hayatın sınıf çatışmalarıyla tanımlanması ve komünist toplumların sosyal refaha erişeceklerini bilmek yeterli olmuştu. Eskiden önemli maddi varlıklara sahip ve şimdi zevkle küçümsenebilen, ezilebilen ve mahvedilebilen kişilerden intikam alabilmek,durumu elverişsiz olanlar için özellikle psikolojik açıdan memnunluk vericiydi. Fakat komünizm, sadece derinlemesine hissedilen kaygılara ateşli bir tepki, veya sosyal devletin kendini üstün görme inancı değildi. O, geçmişi olduğu kadar, geleceği de belli bir anlayışın ışığında görmeyi sağlayan ve içtenlikle kabul gören bir düşünce sistemiydi. Komünizm toplumun yeni aydınlarının dünyayı daha derinlemesine anlama özlemlerini tatmin etmişti. Böylece, ince farkları görebilen aydınlar için Marksist teori, insan tarihini anlayabilmek için bir anahtar, sosyal ve politik değişimin hareketliliğini tespit eden bir vasıta, ekonomik hayatın anlaşılması için ayrıntılı bir yorum ve sosyal motivasyon anlayışı sağlamış gibi görünmekteydi. “Tarihi tahlil” kavramı, gerçeklerin zıtlıklarıyla başa çıkabilecek kıymetli bir araç olarak ortaya çıkmıştı. Bunun yanı sıra kurtarıcı bir ‘devrim’ i oluşturabilecek politik hareketlere ve akıllıca planlanmış adil bir topluma kavuşabilmek için, tam-kapsamlı kontrole verilen önem, özellikle aydınların mantığa dayalı gibi görünen harekete duydukları açlığı tatmin etmişti. Böylelikle komünizm hem aydın, hem de cahil kitlelere cazip gelmiş; her ikisine de, bir yön duygusunun yanı sıra yeterli açıklama ve manevi adalet hissi vermişti. Benimseyenlere kendilerini üstün, haklı ve emin görme rahatlığını sağlamış, hiçbir şeyi muallakta bırakmamıştı. O,sadece bir felsefe değil bir bilim de olduğunu savunuyordu. Kişisel zeka ve eğitim seviyesi ne olursa olsun yerinde rehberlik, tarihi rahatlık ve hepsinin üstünde ,doğrudan politik hareket sayesinde ulaşılabilecek büyük bir sadelik sağlıyordu. Üstelik tutku ile mantığı birleştiren komünist doktrin, insanı idare etmekte kesin önemi olan iki merkezi kaynağı etkileyebilecek bir durumdaydı. Politik tutku, büyük bir politik güce dönüşebilir; mantık, sosyal mühendislikten etkilenir ve sosyal mühendislik ise politik gücün hareketliliğe kavuşacağı noktadır. Bütün bu unsurlar komünizmin en açık özelliği olan devlet gücünün yüceliğini oluşturmuşlardır. Böylece XX. yüzyıl devletin üstün olduğu bir yüzyıl haline geldi. Bu, büyük ölçüde beklenmeyen bir gelişmeydi. Gerçekten, Alman Yahudi’si göçmen bir kütüphanecinin görüşlerinin ve bu görüşleri XX. yüzyılın başında gizli bir Rus politik risale muharririnin içtenlikle benimsenmesinin bunu yüzyılın güçlü doktrini haline getireceğini hiç kimse tahmin edemezdi. Ne Amerika’da, ne de Avrupa’da mevcut sistemi bu ölçüde tehdit edecek bir ideolojinin ortaya çıkacağı pek düşünülmüyordu. O anki durumun felsefi yapısının sağlam ve hatta değişmez olduğu inancı yaygındı.

[Kitap özeti indir]
sağlık