divx film izle - hd film izle - sağlık bilgileri


Bir subayın anıları kitap özeti kısa içerik

Sayfa sayısı : 11
Kaynakçası : Yok
Doküman türü : Microsoft Word

KİTABIN YAZARI Kenan KOCATÜRK BASIM TARİHİ NİSAN 1999 KİTABIN YAYIM MAKSADI Anılarla, bir subay’ın yetişme ve yaşam tarzını göstermek. KİTABIN ÖZETİ : 1909 Yılında doğan Kenan KOCATÜRK’ün bu eseri kendisinin gözlemci ve araştırmacı kişiliği ile 90 yıllık birikiminin birleşmesinin ürünüdür. Kenan KOCATÜRK kendi deyimiyle asker bir aile içinde dünyaya gelmiştir. Evinde gördüğü ve bildiği bütün insanlar subay idiler. Bu yüzden meslek hayatı daha doğuştan başlamıştır. Yazar kitabı çocukluğundan başlayarak öğrenciliği ve muvazzaflık müddetince çalıştığı bütün görevleri kapsayan 21 bölüme ayırmıştır. Kitap bu bölümler içersindeki ana temalar ve ilginç anektodlarla özetlenmeye çalışılmıştır. ÇOCUKLUĞUM Yazarın annesi ve babası 9 aylık bir evlilikten sonra aileler arasındaki sosyal görüş ve yaşam tarzı farklılıklarından dolayı ayrılmak zorunda kaldıklarından yazarımız belli bir yaşa kadar babasının varlığından bile haberdar değildir. Annesi, kendisini babasının kaçıracağı endişesiyle saklar ve babasına göstermez. Babasıyla ilk karşılaşması 5 yaşında iken olur ve bu karşılaşma yazarın belleğinde önemli bir yer tutar. Bu hadise, 1914 senesinde 1 nci Cihan Harbinin öncesine rastlamaktadır. Yazar, Beykoz İlkokulunda okurken İstanbul işgal altında ve Kurtuluş Savaşı devam etmektedir. Paşabahçe - Beykoz Koy’u düşman zırhlılarıyla doludur. İngiliz, Fransız, İtalyan,Yunan harp gemilerinden askerlerin karaya çıkarak Beykoz Çayırı’nda top oynamaları ve zaman zaman çeşitli bahanelerle evlerde arama yapmaları çok manidardır. Bu aramalar esnasında halkın tecavüze uğramaktan korktuğu için evlerinden kaçtığı veya hayvanların bulunduğu ahırlarda saklandığı ilginç bir anektoddur. Yazarın o yıllara dair bir başka hatırası oldukça acı vericidir. Beykoz İlkokulun’dan sonra Vefa Sultanisine kaydolan yazar her gün Beykoz’dan vapurla karşıya geçer ve okul bitiminde aynı yolla evine döner. Bu yolculuk esnasında Boğazda karşılaşılan her düşman gemisinin yanından geçilirken vapur’un kıç tarafında dalgalanan bayrağımız indirilir ve düşman gemisine selam verilir. O anlar, yazarımızın hayatının en acı ve en onur kırıcı felaket dakikaları olarak belleğinde yer etmiştir. KULELİ 1923 yılında Kuleli Askeri İdadisi Rüştiye kısmında öğrenimine devam eden yazar, Kurtuluş Savaşı’ndan çıkmanın getirdiği imkansızlık ve sıkıntılara rağmen hayatının en heyecanlı, hareketli ve zevkli tahsil günlerini burada geçirdiğinden bahsetmektedir. Türk’lük gururu ve vazife aşkının da burada filizlendiğini anlatmaktadır. Ülkenin üst üste geçirdiği savaşların doğurduğu maddi imkansızlık ve işgal altında kalan İstanbul’dan, Kuleli Askeri İdadisi de payına düşeni almış ve 1923 yılında adeta harabe halini almıştır. Zamanın şartları gereği Kuleli’de pedogojik ormasyon sahibi öğretmen bulunmamakta, bunun yerine : Sakarya , Dumlupınar Meydan Savaşlarından yeni dönmüş, savaşın tozunu dumanını taşıyan genç gazi Subaylar eğitim vermektedir.

[Kitap özeti indir]
sağlık