Suçun derebeyleri kitap özeti kısa içerik
Sayfa sayısı : 5Kaynakçası : Yok
Doküman türü : Microsoft Word
KİTABIN YAZARI Ali Cevat AKKOYUNLU BASIM TARİHİ Mayıs 1999 KİTABIN ÖZETİ : Her birimiz , her şeyden , herkesin önünde sorumluyuz “ (Dostoyevski) diye başlayan kitap “ Örgütlü suç ‘ u beş ana bölümde ele alıyor. Birinci bölümde, piyasaların küreselleşmesiyle ulus devletin gerilemesi ve örgütlü suçun gelişmesi arasındaki ilişkiler anlatılıyor. Yazara göre, suç kartelleri her şeyden önce kapitalist anlamda ekonomik ve mali bir örgüttür. Kapitalist ortamlarda hayatını devam ettirebilir. Askeri bir hiyerarşi vardır. Temelinde şiddetin yattığı, en yüksek kar mantığıyla hareket eden, akrabalık ve etnik yakınlıktan faydalanan ve kimi zaman politikacıların dokunulmazlığından yararlanan kıtalar arası bir suç şirketidir. Tarih boyunca yapılan etnik ve faşist katliamlar bu örgütlerin yayılmasını perdelemiş, hatta kolaylaştırmıştır. Kamboçya, Etiyopya, Vietnam, Nazi Almanya’sı, Bosna’da ki Sırplar ve Ruanda örneklerinde olduğu gibi fuhuş veya eroin, yüzbinlerce insanın kanının arasında kaybolup gitmiştir. Zaten yarı görünür olan suç, bu defa sıradanlaşmıştır. Demokratik toplumlar suç kartellerine çaresiz kalmışlardır. Belli bir düzeyden sonra üreticiler dış pazarlara açılmak istemişler, bunun sonucunda da çeşitli engellere maruz kalmışlar ve bunları aşmak içinde hızlandırıcı ara kurumlara, mafyaya başvurmuşlardır. Ayrıca Doğu – Batı arasındaki demir perde aralanıp, Doğu bloğu yıkılınca kapitalist felsefe yavaş yavaş boşalan yerleri doldurmaya başlamış ve batı ülkeleri Asya ve Üçüncü dünya ülkelerinin pazarlarına yerleşmeye başlamıştır. Birden bire kendilerine yoğun talep olan bu ülkeler ise batı sömürgesini kapmak için yarışmaya, kendi ücretlilerinin sosyal haklarından ödün vermeye başlamışlardır. Daha az maliyetli ortamın şirketini taşımak isteyen batılı kuruluşların ülkeleri ise bundan rahatsız olmuş ve onlar da kendi ücretlilerinin sosyal şartlarından ödün vermeye başlamışlardır. Böylece ücret dengesi bozulmuş, işten çıkarmalar başlamış ve ailesini besleme zorunda olan çalışanları birbirleriyle rekabete girmiş, aralarında ki beraberliği eritmiştir. Burada örgütlü suç ile ekonomik suç arasında ki farkı belirtmek gerekir. Örgütlü suçun temel niteliği yasal ve siyasi sistemi felce uğratmak, içine sızmak ve dokunulmazlık kazanmaktır. Sermayesini ise suç işleyerek oluşturur. Ekonomik suçun politik gücü yoktur. Sermayesi ise zaten vardır. Ama onu çoğaltırken karşılaştığı zorlukları aşma esnasında suç işler, şiddet, kıtaları aşan örgütlü suç kartellerinde ilerlemenin en önemli etkeni olup, dikey toplumsal hareketi doğurur. Cosa Nostra’nın başı “Domuz’ un” (Giovanni Brusca) peşine düşen yargıç ve korumalarının otomobilleri havaya uçar. Görevi devralan yargıç ise annesini ziyarete giderken konvoy aynı kaderi bir kez daha yaşar. Polisle işbirliği yapmaya karar veren bir tetikçinin çocuğunu kaçırır ve asit banyosuna atar.
[Kitap özeti indir]