Medya ve Demokrasi kitap özeti kısa içerik
Sayfa sayısı : 5Kaynakçası :
Doküman türü : Microsoft Word
KİTABIN ADI Medya ve Demokrası KİTABIN YAZARI John KEANE / ÇEVİREN : Haluk ŞAHİN MEDYA VE DEMOKRASİ Bilinen anlamda basın özgürlüğünü ilk destekleyen Euro-Amerikan devrimi özellikle on sekizinci yüzyıl boyunca, devlet sansürünün sınırları konusunda çeşit çeşit yeni ve iyi işlenmiş fikirlerin geliştirilmesine neden oldu. Modern anlamda basın özgürlüğü fikrinin doğum yeri olan İngiltere’de en azından dört farklı sav ile karşılaşıyoruz. 1. Teolojik yaklaşım, devlet sansürünü Tanrı’nın insanlara ihsan eylediği akıl adına eleştiriyordu. Bu görüş ruhsata ve sansüre bağlı olmasını buyuran bir hükümet kararına karşı, Tanrı aşkı ile “özgür ve bilgili ruhun” serpilip gelişmesi için özgür basına arka çıktı. 2. Basının davranışlarının bireyin haklarına uygun olması fikri. 3. Faydacılık kuramı, kamuoyu üzerindeki devlet sansürünü istibdata verilmiş bir açık kart olarak görüyor ve yönetilenlerin mutluluğunun en üst düzeye çıkarılması ilkesine aykırı buluyordu. 4. Basın özgürlüğünün dördüncü savunması, Hakikat’e yurttaşlar arasındaki kısıtlamasız tartışma yoluyla ulaşılacağı düşüncesine dayanıyordu. Basın özgürlüğüne ilişkin tüm bu savların sorunsuz oldukları söylenemez ama bu görüşler erken modern toplumların ilk gelişmesini derinden etkilediler. On dokuzuncu yüzyılın ortalarına kadar gerek Amerika’da gerekse İngiltere’de “basın özgürlüğü” cesur ve bulaşıcı ütopik bir kavram olarak işlevini sürdürdü. Yöneten sınıfları sıkıştırmaya yaradı. Devletin ifade özgürlüğüne getirdiği kısıtlamaları dramatize etti. Medeni haklar ve siyasal demokrasi mücadelesine hız kazandırdı. Özgür basının yaygınlaşması yazılı metinlerin görünümüne hem katkıda bulundu hem de ondan yararlandı; metinler laik bir nitelik kazandıkları gibi, okunmaları da kolaylaştı. Fakat basın özgürlüğünün ilk Avrupalı ve Amerikalı savunucuları bu ütopik vizyonun birçok kör noktalarla malul olduğunu da görememişlerdi. İlkin basının kendi kendini sansür etmesi olayını hesaba katmadılar; çünkü fikirlerini topluluk önünde ifade etme yeteneğine “doğal olarak” sahip olan kişilerin karşısında başlıca dış tehdidin siyasal iktidardan geleceğini varsaydılar.
[Kitap özeti indir]