isyan Günlerinde Aşk - Ahmet Altan kitap özeti kısa içerik
Sayfa sayısı : 12Kaynakçası :
Doküman türü : Microsoft Word
Yazar İsyan Günlerinde Aşk isimli romanında, 1876 tarihli Kanun-i Esasi’nin tekrar yürürlüğe konulmasıyla ilan edilen 2. Meşrutiyet ve Meclis-i Mebusan’ın tekrar açılması sonrasında Osmanlı Devleti’nde oluşan ve bir süre sonra imparatorluk içinde bir anarşiye dönüşecek olan özgürlük ortamını anlatmıştır. Ayrıca, başlangıçta Abdülhamit’in istibdat rejimini ortadan kaldırmak ortak amacını paylaşan çevrelerin; daha sonraları nasıl birbirlerine karşı bir iktidar mücadelesine giriştiklerini ve halkın arasında baş gösteren huzursuzlukları, pek çok perspektiften bakarak anlattığı 31 Mart İsyanı ile gözler önüne sermiştir. Yazar kitabının pek çok yerinde gerek halkın, gerek Padişah’ın, gerek ordunun, gerekse İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin; Meşrutiyet öncesi ve sonrası ile ilgili görüşlerine yer vermiştir. Aynı zamanda bu kesimlerdeki; sonu 31 Mart İsyan’ına varacak gelişmelere ve değişimlere zaman zaman objektif, zaman zaman subjektif bir yaklaşımla değinmiştir. Tüm bu sıcak gelişmelerin yaşandığı o dönemde bizzat yaşamadığından ve bir tarihçi olmadığından, tarihi olayları ve özellikle bu olayların nedenlerini bazen yanlış veya eksik yansıtmıştır. Zaten bir tarih kitabı değil bir roman yazmış olan yazar; tarihi ve gerçek tarihi kişileri dekor olarak kullanmaktan çekinmemiştir. Sırasıyla incelemek gerekirse öncelikle yazarın gözünden halkın 2. Meşrutiyet ve sonrasında gelişen olaylara bakış açısını incelemek yerinde olur. Yazar kitabında ilk olarak; halkın, 2. Meşrutiyet’in ilanı ve birkaç ay sonra İstanbul’da Meclis’in açılması üzerine verdikleri tepkileri dile getirmiştir. Özellikle hangi dinden, hangi ırktan olursa olsun Osmanlı İmparatorluğu içindeki hemen hemen bütün unsurların aynı özgürlük sevincini paylaştıklarını belirtmiştir. Gerçekten de bu konuda hiçbir şüphe yoktur ki; saray çevresindeki çıkar sahibi tek tük insan dışında Padişah 2. Abdülhamit’in baskı rejiminden bıkmayan yoktur. 2. Meşrutiyet’i içten içe desteklemeyenler de zaten o ortamda kendilerini, cemiyeti destekler göstermek zorunluluğunda hissetmiştir. Meşrutiyet’in ilanı ve Meclis’in açılması yurdun dört bir köşesinde büyük sevinçle karşılanmıştır. “Otuzüç yıl süren bir istibdattan sonra Meclis’in açılmasını kutlamaya gelen kalabalık, meydana sığmamış...”(s. 10) “Yalnızca meydan değil meydana giden sokaklar da imparatorluğun dört bir yanından
[Kitap özeti indir]